Sandık, seçim ve Let it Be…

24 Haziran Pazar , seçim günü… Haftalardır süren mitingler, seçim propagandaları, sistem değişikliği, tartışmaları derken son sözü söylemek için sandığa gittik.
Sandıklar kapandı, seçim yasakları bitip seçim sonuçları açıklanana kadar hepimiz için heyecanlı bir bekleyiş.Sonuçlar ortaya çıkmaya başlayınca itirazlar,farklı iddialar, politikacılara gelen bir sessizlik, ve kesin sonuç: iktidar görevine devam…
Her kanalda ekranı çevreleyen tablolar, oranlar eşliğinde gazeteciler, yorumcular, akademisyenler, saatler süren sonuç değerlendirme oturumlarına başlıyor. Kanallar eğilimine göre, kimi muzaffer, kimi mağlup… Seçilenler çok mutlu tabi, seçilemeyenler ise sessiz, mesajlaşıyor… Kazananlar sokakta kornalarla kutlarken,silah atarken, kaybedenler kızgın, öfkeli, muhatap arıyor…
Oyların dağılımı ortaya çıktıkça çıkan sonuç beni şaşırtmadı. Ne yalan söyleyeyim bu sonucu bekliyordum. Nedenini , niçinini yazmadan , derin analizler yapmadan, geçeceğim . Pazar gününden beri her yer analiz,yorum ile dolu.
O akşam beni esas şaşırtan gece saat 11’ de, hala sayılmayan oylar var diyerek farklı sonuç bekleyenler oldu. Geçmiş seçimlerde sandık başkanlığı yapmışlığım olmuştu, oyların sayımı en fazla 2 saatte bitince, sandık tutanağı yazılır, imzalanır ve sandığın olduğu sınıfın ya da yerin kapısına asılır. Sayılan oylar torbaya konup YSK merkezlerine teslim edilir. Torbadaki oy, artık işi bitmiş oydur, ciddi bir itiraz olmadığı sürece tekrar sayma gereği duyulmadan YSK’ya teslim edilir, iş biter.İşi karıştırmak isteyen elbet yolunu bulur ama gecenin geç saatinde artık sonuçlar belli olur; hazırlanan tutanaklar hızla merkezlere iletildikten sonra hepsi toplanır ve sonuç çıkar.
Televizyon kanallarını seyrederken bir yandan da sosyal medyayı takip ederken, bir dolu bilgi, sonuç, yorum, itiraz, zafer çığlıkları, öfke patlamaları derken canım sıkıldı. Seçim muhabbeti fazla geldi derken önüme bir haber geldi. Yabancı bir kanaldan..İngiliz talkshowcu James Corden, ünlü isimlerle arabada karaoke yaptığı programın son bölümü, efsane grup Beatles’ın yine efsane solisti, müzisyen Paul Mc Cartney ile yapmış, onun haberini okumaya başladım. Haberde Paul Mc Cartney ünlü şarkısı ’Let it Be’ yi nasıl yazdığının hikayesini anlattı , komedyen James Corden’ı ağlattı diyor. Haberin devamını da okuyunca ilgimi çekti ve programın videosunu açtım , seyretmeye başladım.
Paul Mc Cartney daha çocuk yaşta iken , annesi Mary Mc Cartney’i kanserden kaybeder.1960’larda annesi bir gece rüyasına girer ve oğlu Paul’u teselli ederek herşey yoluna girecek diyerek ‘Let it Be ‘yani ‘Varsın olsun‘ der. Sabah uyanan Paul rüyadan çok etkilenir ve annesinin ona söylediklerinden etkilenerek şarkıyı yazar. Let it Be – sözleri ile insanı teselli eden, ümit veren ve tüm dünyada çok sevilen bir şarkı olur.
Şöyle der şarkı:
When I find myself in times of trouble
Mother Mary comes to me
Speaking words of wisdom
Let it be

Dertli olduğum zamanlarda
Anne Mary bana gelir
Bilgece konuşarak
Varsın olsun der

And when the broken-hearted people
Living in the world agree
There will be an answer
Let it be

For though they may be parted there is
Still a chance that they will see
There will be an answer
Let it be

Kalbi kırık insanlar
Dünyada yaşarken, şuna hemfikir olurlarsa ki
Bir yanıt gelecektir
Varsın olsun

Bölünmüş olsalar bile
Şunu göreceklerine dair bir ihtimal vardır ki
Bir yanıt gelecektir
Varsın olsun

………..
24 Haziran2018 ,bütün o gündemin içinde iyi geldi Let it be.
O zaman : varsın olsun….

İlginenler için programın videosunun linki: https://www.youtube.com/watch?v=QjvzCTqkBDQ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir