Kedi

Çocukluğumdan beri iflah olmaz bir hayvansever ve kediseverim. Hayvanlara yakın olmak, onlarla igilenmek,kucağıma alıp sevmek başıma iş açsa da en sevdiğim şeylerden oldu. Sıcak bir Ankara yazında; evde İstanbul’a taşınma telaşları var,ben her zamanki gibi sokakta oynuyorum. Mahalle arkadaşlarımla bulduğumuz bir yavru kediyi elden ele geçirip seviyoruz, herkes ben alıcam ben alıcam diye tutturuyor. Sonra kediyi kirli bulduk,yıkamaya karar verdik. Bir kaba su doldurduk, ben sıkıca tutup suya sokmaya çalışınca , kedi kaçmak için hamle yaptı ve elimin üstünü boydan boya tırmaladı, sudan hoşlanmadığını böylecene öğrendim ama el başına belayı. Annem duyunca çok panik oldu, ve hemen kuduz aşısına … 2 gün sonra başka bir şehre taşınırken o telaş içinde bir de benim kuduz aşısı çıktı.O zaman 13 günlük doz ile karından yapılan bir aşı, ilk aşımı Ankara’da oldum,geri kalanı İstanbul’da, Çemberlitaş’ta . Böylece İstanbul’a gelir gelmez Erenköyden sonra Çemberlitaş’ı öğrendim.
Bu anım, kedi sevgimi hiç azaltmadı. Tabi kedilerin sudan hoşlanmadıklarını kesin olarak öğrenmiş oldum. Bu olaydan yıllar sonra, kızım Begüm 4 yaşındayken eve kedi almaya karar verdik. Daha önce balığımız oldu, kuşumuz oldu ama eline alıp seveceği bir hayvan olsun diyerek kedi aramaya başladık. Babası internetten Raggamuffin denilen karma bir ırkı buldu, çocuklarla uyumu açısından tavsiye edilen bir cins idi, Sonra internetten bir numara bulduk yavru bir Ragamuffin ‘i sahiplendirmek istiyorlardı. Telefonla aradık, yavrunun Maltepe’deki bir veterinerde olduğunu gidip orada görebileceğimizi söylediler. Hemen gittik yavruyu görmeye.Bizi kafesinde bekleyen gri beyaz yavruyu görür görmez tamam dedim. İşte bu. Biz onu seçmiştik, ama aslında kediler sahiplerini seçerlermiş. O da bizi seçmiş , bir kafesin içinde bizi beklermiş, bu şekilde tanıştık.
Eve geldiğinde 4 aylıktı , iri gözleri ve cin gibi bakışından esinlenerek ,Cingöz olsun bu dedim, ve o günden itibaren Cingöz hayatımıza girdi. Eve geldiğinde her yeri köşe bucak koklayarak gezdi, tanıdı. Kediseverim ama evde ilk defa bir kedi ile yaşıyorum, ve hepimiz için çok yeni bir şey. Raggamuffin gerçekten tavsiye edildiği gibi çocuklarla uyumlu bir ırk.Begüm onunla oynarken,tutmayı öğrenene kadar kuyruğundan çekip kaldırmalarına ,derisinden çekmesine çok anlayışlı davrandı Cingöz. Onun çocuk olduğunu bilerek, asla onu inciticek bir şey, derisine zarar verici bir tırmalama yapmadı. Hafifçe patisiyle uyardı ama zarar vermedi.
Cingöz şimdi 6 yaşında ve 5.5 senedir bizimle yaşıyor. Ailemizin bir üyesi artık o, onun ihtiyaçları, hepimizin ihtiyaçları gibi. Yeni taşındığımız evde bir gün kayboldu, çok üzüldük, 1 hafta bulamadık. Her yere ilanlar koyduk. Şükür ki üst mahallede ilanı gören biri , ona rastlamış ve bize haber verdi ve onu bulduk. Hepimiz için çok travmatik oldu, uzun süre evden dışarı adımını atmadı.
Kedilerle yaşayınca, onları tanıyınca hayran olmamak elde değil. Hep söylediğim bir şey var, hayvanlar konuşsa ,onların bildiklerini duyunca bizim dilimiz tutulurdu diye. Kediler bilinenin aksine evcilleştirilmiştir hayvanlar değil, insanla yaşamayı seçmiş bir hayvan. Kedi familyasında aslan,kaplan, leopar, pars gibi akrabaları varken, onlar vahşi kalmaya devam ederken bazı türler bizlerle evlerde yaşıyor.
Spiritüel konularla ilgilenenler için kedi farklı bir enerji boyutunda yaşadığı söylenir, olayları bilme , hissetme gibi özellikleri vardır, bize görünmeyen bazı şeyleri gördüklerine inanılır. Kediyle yaşayanlar bilir,kediler bazen aniden bir şey görmüş gibi bir yere bakar ya da evde birden hareketlenir birini takip ediyormuş gibi gider. Biraz ürkütücü gibi görünse de alışınca onların evrenle farklı bir ilişkisi olduğunu düşündürüyor.
Bugünün Dünya Kediler Günü olduğunu öğrenince Cingöz’le yaşarken kediler hakkında neler öğrendim diye düşündüm, şunlar geldi aklıma:
Bir kere çok avcılar:
Avlanmak tabi onların doğasında olan bir şey,ama sanki bir av ritüelleri var, ve avı bir oyun olarak yürütüyorlar ve ona keyif katıyorlar.
Müthiş stratejistler:
Bir sorun olduğunda önce etrafında bir süre dolanıp planlama yapıyorlar, bir starteji belirliyorlar ve sonra aksiyona geçiyorlar. Bir sefer Cingöz’ün, Begümü yanından uzaklaştırmak için onu akıllı bir şekilde odasına yönelttiğini izlemiştim, bunu o kadar güzel bir strateji ile yaptı ki, şaştım kaldım.
Evde herkesi iyi tanıyorlar ve kiminle ne yapacaklarını çok iyi bilirler:
Mesela bizim evde beni sahibi olarak tanıyor, ve tüm taleplerini bana iletiyor, Begümü ise bazen bir rakip bazen bir oyun arkadaşı olarak görüyor ve ona göre davranıyor.
İlaçlı, katkı maddeli yiyecekleri hemen tespit ediyorlar:
Cingöz arada bacaklara atlar, ısırır, nerden öğrendi bilmiyorum. Sokağa çıktığıiçin belki oradan edindi bu davranışı . Neyse, ben de biraz sakinleşsin diyesu kabına veterinerden aldığım sakinleştirici damlayı koyayım dedim. O kaptan su içmeyi bıraktı! Şimdi sadece musluktan su içiyor!
Doğadan şifa almayı biliyorlar:
Çok bilinen bir şey, kediler doğadaki şifa veren otları bilirler, hasta oldukları zaman onları yerler.Özellikle mide hastalıklarına otlarla tedavi etmeye çalışırlar.
Kediler nankör değil kendi ihtiyaçlarını öncelik tanır:
Kediler için çok söylenen bir şey, kediler nankör diye tanımlanır. Bu bence insanın nankörlüğünden farklı bir şey, daha çok kendi isteklerine öncelik vermek gibi bir şey. Nankörlük ilişkinin kopmasını getirir, ama insan ile kedinin iyi bir ilişkisi varsa bu devam eder, kedinin nankörlükgibi görülen hareketine rağmen sonra gelip kucağınıza yatarak size hoşnutluk verebilir.
Kedi temiz bir hayvandır.
Kedilerin dillerinde çok sayıda antiseptik olduğu bilinir. Bunlar mikrop öldürücü ve tedavi edici maddelerdir. Kedi diliyle yalayarak hem temizleme hem de iyileştirme sağlar. Tuvalet konusunda ise doğuştan gelen dürtüleri ile tuvalet konusunda ne yapmasını bilir. Küçük bir yavru kediyi bile izlediğinizde tuvaletini hiç değmeden yaparak örtmesini bildiğini görürsünüz.

Kediler kendilerine ve kendi alanlarına saygı duyulmasını beklerler
Bununla şunu demek isterim, kedinin varlığına saygı duymazsanız hayatınızı zorlaştırabilir. Beraber yaşarken evinizi ona da açmayı ve onun varlığını kabul etmeniz gerekir. Kafanızda kedinin varlığını sorguluyorsanız ve sanki sizin evinize gelen bir misafir gibi davranıyorsanız, aranızda bir ilişki kurmak zorlaşır. Kediler yaşadıkları mekanları çok sahiplenirler, buraya başkasının girmesinden rahatsız olurlar. Gerçekten gelişmiş bir mahremiyet duyguları vardır, sınırlarını da gayet iyi çizerler ve hatırlatırlar. Cingözü bazen mutfaktan çıkartırım, bana tepki gösterir ,giderken bana söylenir, neden gidiyorum diye)) Begümle son zamanlarda çok çatışıyorlar, Begümün odasına ise biz oradaysak girer, tek başına hemen hemen hiç gitmez, odasına girmesinden hoşlanmadığını bilir.

Sizi izler, neyi nasıl naptığınızı anlamaya çalışırlar.
Cingöz kapıyı tokmağına atlayarak açabilir. Bunu ne zaman öğrendi bilmiyorum ama kapıyı nasıl açtığımı izlemiş olmalı, bir sefer yaptı ve artık öğrenmişti. Kapı kapalı ise ve o içeri girmek istiyorsa kapıyı açabilir, ve bunu yapana kadar asla pes etmez.Açana kadar kapının kulbuna atlar durur!!!Bunu şimdi böyle yazıyorum, sabah erken kalkıp odada gürültü yaptığı için dışarı çıkarınca sabahın karalığında kapıyı nasıl açmaya çalışır inanamazsınız, en derin uykudan bile çıkartır sizi kapıyı açarken.
Düşünceleri okuyabilirler
Bu çok enteresan bir şey, beni hayrete düşüren yaşadığım olaylar sonucu bunu gözlemledim. Bir gün evde aradığım bir CD vardı. Kendi kendime nerde nerde derken, Cingöz geldi , kütüphanemde üst raflardan birine atladı, orda duran kitap ve cdleri üstten patisiyle aşağı ittirdi ve bir baktım benim aradığım cd üsttekilerin düşmesiyle ortaya çıkmış!! Bu çok enteresan bir olay, benimonu aradığımı bilmesi, yerini bulması ve bana gösterecek şekilde ortaya çıkarması çok şaşırtıcıydı.
Kediler muhteşem şifacıdır:
Kedilerin mırlaması ile 20 ila 140 Hz aralığında titreşimi yayar ve kan basıncını düşürerek sakinleştirir, kalp krizi riskini azaltır,oluşabilecek yumuşak doku zedelenmelerinde çabuk iyileşme sağlar. Enfeksiyona, kemik hastalıklarına , solunumsorunlarına ayrına iyi gelir. Kedi mırladıkça şifa verir, iyileşitirir.

Mırlamaları eksik olmasın hayatımızdan, Dünya Kedi Günü kutlu olsun….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir